CEMALETTİN SARAR: “VALİ OLMAYI ÇOK İSTEDİM, ESNAF OLDUM”

ANSİAD ve paydaşları tarafından bu yıl 11.si düzenlenen Girişimcilik Haftası açılışı Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda yoğun bir katılımla başladı. Açılış bölümünün ardından ilk konferansı Sarar Giyim Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar yaptı. Öğrencilere nasihat eden Sarar “Paran var mı?” diye soran Avrupalılara 5 küp altın bulduğumu olduğunu söyledim” dedi. Türkiye’de 200 mağazaya ulaştıklarını, ABD’de 16. mağazayı açacaklarını, hedeflerinin 100 mağaza olduğunu söyledi.

 Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) paydaşları tarafından bu yıl11.si düzenlenen Girişimcilik Haftası, Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’ndaki açılış bölümü ile başladı. İlk konferansı veren ve başarı öyküsünü anlatan işadamı Cemalettin Sarar, fabrikayı kurarken, “Paran var mı?” diye soran Avrupalılara 5 küp altın bulduğunu söylediğini, aslında Vali olmayı çok isterken esnaf olduğunu söyledi.

 Açılış konuşmasını yapan ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu, geleneksel olarak düzenlediklerini belirterek, “Gençlerimizin kalbinde ve zihninde girişimcilik fikrini yaratmak, yeşertmek istiyoruz. Çünkü girişimcilik konusu ülkemiz için bir memleket meselesi olmaya devam ediyor” dedi. Eroğlu TUİK rakamlarına göre, 2000 yılında ülkemizde 1 milyon 109 bin işveren olduğunu hatırlatarak, “2012 yılında ancak 1 milyon 238 bin yapabilmişiz. Yani 12 yılda 130 bin kişi artmış. Yüzde 10′luk bir artış. Üstelik 2008′den bu yana da artış olmamış. Esnaf ve kendi başına çalışan sayımız ise 5 milyon 300 binden 4 milyon 700 bine düşmüş. Bu dönemde ücretli çalışan sayımız da 7 milyon 300 bin artmış. Bu rakamlar da gösteriyor ki, bu konuda bir sorunumuz var. Girişimcilik konusunda arzu ettiğimiz ilerlemeyi göremiyoruz. Ya girişimcilik için gerekli eko-sistem yok, ya bütün çabalarımıza rağmen gençlerimizi yeterince ikna edemiyoruz. Biz usanmadan çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınması girişimciliğin gelişmesine bağlıdır” diye konuştu.

 REKTÖR KURTCEPHE

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Mondros Mütarekesi ile batılıların Türk ulusuna biçtiği kaderi yenerek bugün en büyükler arasına girmeyi başardığına dikkat çekerek, “Atatürk 1. İktisat Kongresi’nde ‘asıl savaş şimdi başlıyor’ diyerek ekonominin önemini 90 yıl önceden dile getirdi” dedi. Kurtcephe; Atatürk sonrası bir neslin ferdi olarak gençlik yıllarında özgüven eksikliği yaşadıklarını belirterek şöyle devam etti:

“Cumhuriyetin ilk yıllarında bir toplu iğneyi bile yapamıyorduk. Yıllarca çok şey kaybettik. Kendine güveni olan insanların her şeyi başaracağını geç öğrendik. Global dünyada rekabet edebilecek bir ortam için Türkiye’yi taşıyacak gençlerin özgürlükleri olması lazım. Elbette bilim topluma ışık tutan önemli bir değerdir. Bilimle birlikte girişimcilik ruhu kazanan gençlerimize sonsuz güvenimiz var” dedi. Rektör Kurtcephe, girişimciliğin üniversitelerin her bölümünde ders olarak okutulmasından yana olduklarını sözlerine ekledi.

 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI AKAYDIN

Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, 11 yıldır ara vermeden Girişimcilik Haftası düzenledikleri için ANSİAD yöneticilerine teşekkür ederek, “Akdeniz Üniversitesi’nde Türkiye’nin 7. Teknokent’ini kurduk. İşyeri sayısının 80′e ulaşması başarının bir işareti” dedi. Girişimciliğin sadece işyeri açmak olmadığını söyleyen Akaydın,  risk alarak inovasyon yaratmak olduğunu dile getirdi. Bu bakımdan Türkiye’nin çok fakir olduğunu söyleyen Akaydın, “Meksika ile birlikte sonuncu sıralardayız. Türk insanının bir zeka geriliği mi var? Oysa İskandinav ülkelerinde insanlar köklerinin Türklerden geldiğini söylüyor. Eksiğimiz şu: Eğitim sistemimizi sorgulamamız lazım. Çocuklarımıza ‘icat çıkarma’ diye azarlayan anne babalara kızmamız, onları özgür bırakmamız lazım” dedi. Batı’dan doğuya geçtikçe değer yargılarının da değiştiğine dikkat çeken Akaydın, özgürlükçü toplumların bu alanda başarılarını kanıtlarını da sözlerine ekledi. Akaydın ARGE’ye yeterince pay ayıramadığımız, sorgulayıcı bir eğitim sistemini kurmamız gerektiğini de dile getirerek, üniversitede yapımını başlattığı ARGE binasının başka amaçla kullanılmaması için rektör Kurtcephe’den ricada bulundu.

VALİ SEBAHATTİN ÖZTÜRK

Antalya Valisi Sebahattin Öztürk de açılış konuşmasında Girişimciliğin aslında doğuştan gelen Allah vergisi olduğunu belirterek, sadece eğitimle ilişkilendirmenin doğru olmadığını söyledi. Üniversitelerimizin kentlerle birlikte hareket etmesi halinde çok daha iyi işler yapılabileceğine inandığını belirterek, ekonomik kalkınma için girişimciliğin önemli olduğunu belirtti. Asıl hedefin büyük Türkiye sevdası olduğuna dikkat çeken Vali Öztürk, öğrencilere girişimciliğe önem vermeleri öğüdünde bulundu.

 Açılış bölümünün ardından ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu’nun oturum başkanlığını yaptığı konferansa geçildi. Sarar Giyim Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar konuşmasında özgeçmişini anlatarak başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:

“1944 yılında doğdum. Babam Eskişehir’in Bit (Bayat) pazarında terzilik yapıyordu. İlkokula başladığımızda dükkanda çalışanlara evde annemin yaptığı yemeklerini getirmeye başladım.3-4 çalışan vardı. Masanın üzerine gazete kağıdını serip çala kaşık aynı kaptan yemeklerini yerlerdi. Ceket, pantolon dikiyor, tamiratlar yapıyorduk. Ortaokula başladığımda benim de dükkanda çıraklık dönemim başladı. 12 metrekare bir dükkandı, zor sığmaya başladık. 44 metrekareye kadar büyüdü dükkanımız.  Şehir dışından siparişler gelmeye başladı. Bursa, Afyon, Kütahya derken Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlere mal satmaya başladık. Dükkan büyüklüğü ve çalışan sayısı artıkça babam yer arayışlarına girdi. 1980 Yılında Organize Sanayi Bölgesinde bir fabrika kurmaya karar verdik. Babam OSB Müdürüne ‘arsa cadde üzerinde olsun’ diye ısrar etti. Kırmadı, en iyisini İstanbul’dan gelecek bir giyim firmasına ayırmışlar bizi de yanına verdiler. 24 bin metrekarelik alana kazmayı vurduk ve bu işle birlikte hayatımız değişti.”

 Zaman zaman yaptığı esprilerle dinleyenleri kahkahaya boğan ve alkış yağmuruna tutulan Cemalettin Sarar, babası Abdurrahman Sarar’dan ilk dersini OSB’de arsa tahsisi sırasında aldığını söyledi.

“OSB Müdürü babama yanınıza meşhur bir giyim sanayi firmasını vereceğim! deyince itiraz ettim. Yan yana olmaz dedim. Babam ‘hayır’ dedi, Tam tersi yanımızda olması rakibimizin ne yaptığını görmek açısından önemli, ikincisi de bizi kamçılar. Üstelik 100 tane gelse de, Eskişehir ülkenin tekstil merkezi olsa diye konuştu” diye sözlerini sürdüren Sarar, Sakıp Sabancı’nın inşaat devam ederken gelip yaptıklarını görünce takdir ettiğini de dile getirdi.

 Bu sırada babasını kaybeden ve en büyük çocuk olarak ailenin sorumluluğunu da alan Cemalettin Sarar, bir yanda inşaat devam ederken bir yandan da şehirde imalatı sürdürdüklerini Boss’dan her seferinde 100 bin metre 3 kamyon kumaş aldıklarını, dükkan sayısının da giderek arttığını anlatarak şöyle devam etti:

“Çalışan sayısı 250′yi geçti Fabrika inşaatı da bitti. İçine makine aksamı alacağız. Bize gidin İGS’yi görün aynısını yapın dediler. Gittik, bizi, fabrikadan içeriye almadılar. İsviçreli bir danışman firma ile anlaştık. Ben de, kardeşlerimde dil yok. Dil bilen birini bulduk. Almanya’ya gittim. 15 milyon Mark istediler. Ben iskonto dedim. Bizim tercüman ‘Bunlar pazarlığı sevmez’ cevabını verdi. Ama onlara iskontoyu sormalarını istedim. Türkiye distribütörüne yüzde 20 verdiklerini biliyorum. Ben yüzde 40 istedim. Para peşin dedim. “Parayı nereden buldun” diye sordular. 5 küp altın bulduğumu söyledim. Sonunda yüzde 35 iskonto ve 6 ay vadeye anlaştık. Bu da hayatımın ilk büyük alışveriş deneyimi oldu. O günün para ile eşin-dostun, babamın arkadaşlarının yardımı ile 25 milyon mark’lık yatırım yaptık”

Fabrikayı kurduktan sonra Avrupa’daki büyük firmalardan dikim teklifleri aldıklarını, bunların içinden Boss firmasını seçtiklerini söyleyen Cemalettin Sarar, “Bu firma ile 15 yıl çalıştık. Armani’yi kabul etmedik. 15 yılın sonunda Boss, yanımızda çalışan iki kişiyi kandırdı ve İzmir’de kendileri fabrika kurdular. Ben de Avrupa’ya gidip Boss mağazalarının yanına mağaza açtım. Yurt dışındaki mağaza sayımız 100′e çıktı. Bize başka markalar da geliyor. Niye hepsinin tek nedeni var: Kalite, kalite, kalite’ dedi.

 150 metrekarelik bir alana sahip Eskişehir Sümerbank Fabrikasını özelleştirme İdaresi’nden satın aldıklarını dile getiren Sarar, “Bu fabrika zarar ediyordu. Devlete zarar veriyordu. Burada gömlek ve ev tekstili üretiyoruz. Çok başarılı işlere imza atıyoruz. Çalışanlarımızın yüzde 80′i bayan” diye konuştu.

ABD’deki mağaza sayısını bu ay açacakları mağaza ile 16′ya çıkaracaklarını, hedeflerinin 100 mağaza olduğunu söyleyen Sarar, tüm mağaza sayısının da 200′e çıktığını bildirdi.

 Katılımcıların sorularını yanıtlayan Cemalettin Sarar, aslında vali olmayı çok arzu ettiğini, ancak esnaf olabildiğini söyleyerek, AVM’lerdeki mağazaların geleceğini çok iyi görmediğini söyledi. AVM’lerin kent merkezlerinde çok sıklıkla açılması nedeniyle 6 AVM’deki mağazalarını kapattıklarını söyleyen Sarar, öğrencilere seslenerek, “Türkiye Tekstilde dünya devi oldu. 1. Ligdeyiz. Gıpta ile baktığınız yabancı markaları biz dikiyoruz. Türkiye’nin sizlere ihtiyacı var. Hangi işi yaparsanız yapın hedefiniz olsun” dedi.

 Antalya yöneticileri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda öğrencinin katıldığı konferansta, günün anısına Ali Eroğlu, Cemalettin Sarar’a bir plaket sundu.

(AHA) ANTALYA / 10.12.2013

Print Friendly
Etiketlenmiş , , .Yer işareti koy permalink.

Yoruma kapalı.